Öpüşen kuşların şarkısı Kutaisi

1

Bazı şehirler, tüm canlılar öpüşsün diye vardır. Ağaçlar tüm aşıklar için açar kollarını. Nehirler sevdiğinin göğsünde terden sırılsıklam uyumuşlar yüzünü yıkasın diye akar. Tüm kuşlar bitmeyen şarkılar söyler tüm tonlarında kainatın. Kutaisi de o şehirlerden biri.

k1

Türkiye’den pasaporta dahi gerek olmaksızın, kimlik belgesiyle giriş yapılabilen Gürcistan’ın ikinci büyük şehri Kutaisi’de yeni açılan Kurucu Davit / Davit the Builder / Davit Aghmashenebeli Havalimanı’na uçmaya başlayan Pegasus’un halihazırdaki kampanyasından ortalama 300 TL’ye alabileceğiniz gidiş dönüş bir uçak bileti, sizi yurt içi tatil fiyatına, ‘Tanrı’nın kendine ayırdığı topraklar’da unutulmaz bir yolculuğa taşıyabilir.

Gürcistan’a gitmeden önce Türkiye’den alabileceğiniz kadar Lari (GEL) almak, ekonomik olarak en avantajlısı. Gürcistan’da, Saakashvili döneminde çıkartılan bir kanundan ötürü 5 yıldızlı oteller dahil olmak üzere her yerde Lari dışında herhangi bir parayı kabul etmeleri yasak. Döviz büroları da, TL ve Dolar’ı çok düşük kurdan bozuyorlar.

k2

Odasında banyosu bulunan, temiz, uygun fiyatlı bir otel odasının fiyatı 2 kişi günlük 70 Lari civarında. Şehri yürüyerek gezmek isteyenler, şehrin ana caddeleri Tamar Mepe, Akaki Tsereteli, Paliashvili ve Shota Rustaveli Caddelerine yakın otelleri tercih edebilirler. Kutaisi’de sırtçantalılar için çok sayıda uygun fiyatlı hostel ve kiralık oda seçeneği de var. Havaalanı – şehir merkezi arası taksiyle standart 20 Lari. Taksilerle binmeden parada anlaşmak gerekiyor. Havaalanı – otel transferini otelinizden de yine 20 Lari karşılığında rica edebilirsiniz. Anlaşmalı taksilerini gönderiyorlar.

Havaalanında giriş evraklarınızı damgalayan polis gülümseyerek elinize bir şişe şarap uzatıp “Welcome to Georgia” derse şaşırmayın. Artık Gürcistan’dasınız. Şarabın 8000 yıldır yapıldığı, Tanrı yeryüzünü halklara dağıtırken ünlü sofralarında içip şarkılar söyleyen insanların diyarında. Hemen oracıkta valizlerinizi beklerken şarabınızı açabilir, modern mimarisiyle dikkat çeken havaalanına şöyle bir göz atabilirsiniz.

kutkut

 

Güvenlik kapısının hemen ardındaki Tourist Information bürosundan güzergahınızla ilgili haritalar, guide ve kitapçıkları ücretsiz edinebilirsiniz. Telefon hattını yurt dışında kullanmak istemeyenler, yerel hatlardan Beeline’ın standından kontörlü ve 1GB internet ve 30 dk konuşma içeren hattını 6 Lari karşılığında alabilir. Bir dipnot; Beeline simkartı sadece 2G ve 4G interneti destekliyor.

Kahvaltınızı otelde etmeyi tercih ederseniz, Gürcü kahvaltılarının bir klasiği olan domuz sosisleri, yumurta, çeşit çeşit peynirler, smetana ve çeşitli organik reçellerle dolu sofralarla karşılaşacaksınız. Kahvenizi, şekerli, yoğunlaştırılmış bir süt olan molokoyla denemeyi unutmayın.

IMG_8696

Bahçeler içinde birbirine yakın boyutlarda inşa edilmiş evlerin hiç birinin bir diğerine benzememesi, Gürcistan’da mimari adına en dikkat çeken özelliklerin başında geliyor. Hepsi kendine dair ayrı bir özellik, bir detay, doku, işleme, öge barındıran bütün bu evlerin ne yazık ki büyük bir çoğunluğu çok bakımsız durumda. Halkın ekonomik durumu hakkında büyük bir ipucu veren bu eklektik ve minimal çözümler aslında bir diğer yandan da bu unique yapılaşmanın temelini oluşturuyor.

IMG_8879

Kolkheti topraklarına kurulu Kutaisi, Argonotların Kral Aietes’in sarayında bulunan Altın Post’u ele geçirmek için çıktıkları efsanevi yolculuğun da son durağı. Yıllar içinde Kartli ve İmereti Krallıkları’nın da başkenti olan şehir, Sovyet mimarisiyle geleneksel mimariyi yoğuran bir tene sahip. Etrafta çok sayıda virane fabrika bulunuyor. Komünizmden sonra ekonominin çöküşü malum, herkes komünizmi özlüyor. Yaşlı kadınların duvarlarında Stalin tabloları asılı evlerin pencerelerinden sokağı seyrettiğini görmek çok enteresan. Pencerelerin önü mutlaka çiçek.

IMG_8704

Kutaisi’den Tiflis’e giden eski ana yol olan II. Solomon Sokağı, aşağıda Tamar Mepe Sokağı’na bağlanıyor. Şehrin ana sokaklarından biri olan Tamar Mepe Sokağı üzerindeki Postane binasının içini görmeden geçmeyin. İçerideki ışık ve atmosfer, zaman algınızı değiştirebilecek düzeyde. Ayrıca postanede çalışan hanımlardan biri oldukça iyi İngilizce biliyor ve bu Kutaisi’de çok rastlanmayan bir şey. Çevreyle ilgili herhangi bir sorunuz olursa, bence bu zarif hanımefendiye danışabilirsiniz. Postane Cumartesi günleri saat 14:00’e kadar açık.

k8

Cadde üzerinde, hemen hemen her ihtiyacınıza yönelik dükkanlara rastlayabileceğiniz Tamar Mepe Sokağı üzerindeki kitapçıdan alabileceğiniz Kutaisi şehir haritası, işinizi çok kolaylaştıracaktır. Zaten muhteşem bir şehir planlamasına ve grid sokaklara sahip Kutaisi’de gireceğiniz her sokak sizi bir masala sürükleyeceğinden, kaybolsanız dahi, asla pişman olmayacaksınız. Harita 6-7 Lari civarı.

k9

Kutaisi, kendisini kuzeydoğudan kucaklar gibi çevreleyen İmereti Dağlarının arasında, Rioni Nehri’nin ikiye böldüğü bir şehir. İki yakayı birbirine bağlayan ve en eskisi 8.YY’dan beri kullanılan Zincirli Beyaz, Kırmızı ve Davit Aghmashenebeli Köprülerinin hepsi apayrı manzaralara sahip. Nehir, yeşilin her tonunun Kutaisi’de bulabildiği her yerden fışkırmasına sebep olmuş. Bu kadar çok ağaç ve kuş sesi, insanda bir şuur bulanmasına sebep olabiliyor.

k7

Kutaisi’de toplamda 201.000 insan yaşasa da, sokakların sakinliği ve insan başına düşen alan göz önüne alındığında ferahlık duygusunun sebebi anlaşılıyor. Hem yolların genişliği, hem büyük bir estetik ve uyum içerisinde; doğayı şekillendirerek değil, doğaya göre şekillendirilen yollar, parklar, köprüler ve meydanlar; yüreğinizde bir yerin ısınmasına sebep oluyor.

kk4

Tamar Mepe, Akaki Tsereteli, Paliashvili ve Shota Rustaveli Caddelerini buluşturan şehrin ana meydanlarından biri olan Davit Aghmashenebeli Meydanı’ndaki park, asırlık dev ceviz, sedir, çınar, manolya, akasya ağaçların altında oturup serinlemek ve medeniyetle ilgili bir sürü şeyi sorgulamak için iyi bir durak.

Meydanda, arkeolojik kazılarda elde edilen Gürcü kültürüne dair önemli buluntu ve simgelerin dev röprodüksiyonlarından oluşan bir heykelin süslediği fıskiyeli havuz; insanın kökleriyle olan bağını bir çiçek gibi şehrin saçına kondurur gibi uzanıyor.

k3

Havuzun etrafına konumlandırılmış Lado Meskishvili Devlet Tiyatrosu, Opera Binası, Gürcü Savaş Sanatları Müzesi, gündüz saatlerinde ziyaret edilebilir.

Meydanın hemen yanında uzanan Paliashvili Caddesi üzerinden Zincirli Köprü’ye uzanan yol üzerindeki pazar yeri, her türlü meyve sebze, şarküteri ve kuru yemiş dahil olmak üzere alışveriş yapmak ve yerel ürünleri görmek için yolu değiştirmeye değiyor. Gürcüce churchkhela denen çeşit çeşit cevizli sucuklardan da bulmak mümkün.

Şehrin tepelerine çıktıkça ara ara bozulan yollarda hiç çöp görmemek insanı şaşkına çeviriyor. Gürcüler çöplerini asla sağa sola atmayan insanlar. Sokakları temizleyen çok yaşlı kadın temizlik işçilerini görünce süpürgeyi elinden alıp bir yere oturtmak istiyorsunuz, ama malesef ki bu hanımlara her sokakta rastlayacaksınız. Bir gece vakti ara bir sokakta, son model bir BMW’nin yanınızdan yavaşça geçip ilerideki çöpe yanaştığını, camdan çöpünü konteynıra atmaya çalışırken yere düşürdüğünü, kapısını açıp çöpü yerden alıp konteynıra atıp arabaya binip yoluna devam ettiğini görürseniz şaşırmayın. Galiba yaşadığı yere, başkalarına ve kendine saygı duymak böyle bir şey…

IMG_8706

Kutaisi turizm açısından Türkiye’de rastladığımız anlamda gelişmiş bir şehir değil. Turisti kolundan çekiştiren, arkasından bağıran tellal garsondan, kazıklamaya çalışan restorancıdan, dolandıran taksiciden, yan kesiciden eser yok.

Karşındakinin de o anda kendini gördüğünü dahi unutacak şuursuzlukla insana dümdüz, dimdik bakan bir çift göz dahi görmeyeceksiniz. Tepeden tırnağa bar bar bağıran turist tipinizle sokaklarda elinizde haritayla aval aval sırıta sırıta dolaşsanız dahi, elbet ki yerel halkta bir merak uyandırıyorsunuz; ancak bu merak kafanızı çevirdiğiniz an kaçırılan bakışlar veyahut son derece saygılı bir biçimde selamlama dışında hiç bir yere varmıyor. Bakışla, lafla ya da vücut diliyle, hiç bir şekilde rahatsız edilmeden, taciz edilmeden, huzur içerisinde yürüdüğünüz sokaklar hayal edin. Kutaisi’desiniz.

Baştan sona yürüdüğünüzde ayaklarınıza kara sular iner gibi olduğu her sokak bir parka, bir meydana, dolayısıyla ağaç gölgelerine, küçük havuzlara, kuş seslerine ve banklara çıkıyor. Aşıklar, Kutaisi’de bankların gerçek sahipleri. Aşıklar şehri Paris’çileri, Kutaisi’de yürüyerek 3 gün geçirmeye davet ederim. Her yaştan, her sosyal kesimden yüzlerce insan, gündüz, gece, parklarda, bahçelerde, ağaç diplerinde sokak köşelerinde öpüşüyor Kutaisi’de. Herkes öpüşen bir çifti görünce nazikçe uzaklaşıyor görüş alanından. Görmemezlikten geliyor. Rahatsız etmek ne kelime! Bütün kızlar şortlarla, mini eteklerle, topuklu ayakkabılarla sokaklarda. Bütün kadınlar askılı elbiselerle. Kimse kimseye bakmıyor, kimse kimseye laf atmıyor.

Bakkallarda, Türkiye’deki küçük pidecilere benzeyen fırınlarda 1 Lari’ye fıçı bira satılıyor. Dükkanların hemen önündeki ağaçların önünde en kötü ihtimal tuğlaların üzerine çatılmış bir tahtada soğuk biranızı içebilirsiniz. Tüm sokaklarda elinizde içkiyle dolaşabilir, tüm restoranlarda içki içebilirsiniz.

Marketlerde, tren istasyonlarında, otobüs garlarında, her türden içkiyi Türkiye’ye oranla aşırı ucuz fiyata içebilirsiniz.

%12 Alkollü Zedazeni, nefis Natakhtari, Kazbegi denenmeden dönülmemesi gereken Gürcü biralarının başında geliyor. Bakkal ve marketlerde ortalama fiyatları 1.5-3 Lari.

IMG_9111

1.5 ve 2.5 litrelik pet şişelerde biralar aşağı yukarı 4-5 Lari. Möet’le çok rahat kapışabilecek kalitedeki Bagrationi şampanyalar 9.5-11 Lari aralığında. Şaraplar markasına ve üzümüne göre değişse de, 16-17 Lari civarında bir paraya Kindzmarauli şaraplar alabiliyorsunuz. Tatlı şarap sevenler Alazani, Kindzmarauli ve Khvançkara kırmızı şarapları tercih edebilir. Gomi marka Gürcü konyağı ve votka temiz içimleri ve yüksek kalitelerinin yanı sıra aşırı uygun fiyatlarıyla deneyimlenebilir. Onlarca çeşit birbirinden şahane biranın yanında en pahalı bira olarak 2.5 Lari’ye Efes Pilsen gördüğünüzde de, biraz zorunuza gidiyor Türkiye’de aynı biraya verdiğiniz para.

IMG_9106

Kutaisi’de her sokakta adım başı, çeşit çeşit pideler ve hamur işleri yapan küçük fırınlara rastlamak mümkün. Gündüz gezerken karnınızı buralardan 1-1.5 Lari’ye alabileceğiniz muhteşem pideler, pişiler ve hamur işleriyle doldurabilirsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi, buralarda dilerseniz bira içmek de mümkün. Armutlu Natakhtari gazoz benim favorimdi. Karamelli ve tarhunlu olanlar pek benim stilim değildi ama denenmeli.

Gürcü mutfağını deneyimlemek isteyenler Kutaisi’de Palaty Restaurant ve Zedazeni Restaurant’ı ziyaret edebilirler.

IMG_8847

Palaty Restaurant, hem Gürcü hem dünya mutfağından oluşan menüsü, sıcak dekorasyonu ve çok iyi bir piyano keman duo’su olan iki zarif hanımın dünya ve Gürcü klasiklerinden çaldıkları şarkılarla unutulmaz bir kaç saat garanti ediyor. Domuz pirzolası, mevsim meyvelerinden yaptıkları muhteşem hoşaf ve erik sosları unutulmaz lezzette. Garsonları çok iyi İngilizce biliyor.

Zedazeni Restaurant da muhteşem Megruli khaçapuri’si, khinkali’si, domuz barbeküsü ve aşırı iyi badrijani nigzvit ile denenmesi gereken lezzetler sunuyor.

Gürcü yemekleri, bir bir anlatılmayı hak eden şeyler. Şimdi bu yazıda hepsini tek tek anlatmak konuyu epey uzatacağından, bahsi geçen Gürcü yemekleri ve daha nicesiyle ilgili daha geniş bilgiye, Gezobur, Gezimanya ve Mide Lobisi’nden sevgili arkadaşım Koray Günyaşar’ın yazısına buradan ulaşmanızı tavsiye ederim.

Hemen hemen tüm bakkalarda ortalama 1 Lari’ye bulabileceğiniz saç örgüsü şeklinde ince isli peynirler, Gürcülerin biranın yanında sıkça tükettiği bir meze.

Kutaisi Tarih Müzesi’nde sizi karşılayan milyon yıllık ayı kafatası ve dinozor ayak izlerini, bölgenin jeolojisiyle ilgili şaşırtıcı bilgiler veren doğal taş ve mineral örnekleri, fosiller, çevredeki arkeolojik kazılarda elde edilen kalıntı ve buluntular, ikonalar, ahşap işlemeli kapılar izliyor. Müze Görevlisi hanımın küçük sarışın mavi gözlü kızını eserlerden biri sanmak mümkün. Müzede ziyaretçiler yokken elektrikler kapalı. Siz çıkar çıkmaz da arkanızdan elektrikleri kapatıyorlar.

IMG_8721

Şehirde çok sayıda müzik ve dans okulu var. Gençler üniversite kampüslerinin bahçelerinde vakit geçiriyor. Ellerinde kemanları, pandurileri, gitarlarıyla yürüyen çocuklar, gençler dolaşıyor sokaklarda. Her sokakta bir binadan piyano sesi geliyor.

Evler çok bakımsız ve çoğunlukla harabe durumda olsa da, insanlar çevreleriyle son derece estetik bir ilişki sürdürmeye devam ediyorlar. Herkes güzel giyinmeye gayret ediyor.

IMG_8695

Kutaisi’de yerel halk genellikle İngilizce bilmiyor, ama her türlü işinizi bir şekilde halledebiliyorsunuz. Başlangıç seviyesindeki Gürcüce ve Gürcülerin aşırı yardımsever tavırları sayesinde hiç bir zorluk yaşamayacaksınız. Hiç dil bilmeyenler basit konuşma klavuzlarından edinebilir. Basit cümleleri ve sayıları bilmek çok faydalı olacaktır.

Tabidze Sokak’ta yer alan Kültür ve Dinlenme Parkı’na çıkan merdivenler, yemyeşil bir dokunulmamış ormanın içinden uzanıyor. Merdivenden ormanın içine doğru uzanan küçük patikalarla yoldan çıkıp bir ağacın altında mola verebilirsiniz. Hem ne demiş, “Gerçeğe giderken yola gerek yoktur.”

Şehre hakim konumdaki parkın tepesindeki lunaparktaki dönme dolap, eğlenceli bir seçenek. Parkın içinden Beyaz Köprü’nün yanındaki parka uzanan teleferikse, Rioni Nehri’ni geçmek için bir başka heyecan.

k6

Parkın yanından nehre inen merdivenlerde oturup Rioni Nehri’ne ayaklarınızı da sokabilirsiniz. Fakat gerçek anlamıyla gürül gürül akan nehrin debisi hemen her noktada çok yüksek. Çok dikkatli olmak gerek.

Gürcistan’ın büyük kralı, Kurucu Davit yani Davit Aghmashenebeli’nin devasa heykeli, isminin verildiği caddeninin sonunda sizi selamlar. 1089 yılında babası II. Giorgi Bagrationi’nin ölümü üzerine 16 yaşında tahta çıkar çıkmaz düzenli bir ordu kuran; Selçukluların Gürcistan’ı kolonizasyonuna karşı koyabilmek için köylüleri asker olarak örgütleyip Gürcistan topraklarını geri alan ve arkasında güçlü bir ülke bırakan bu büyük krala Gürcüler büyük saygı duyuyor. Gürcistan ondan sonraki en parlak günlerini, heykelin arkasında yer alan Kutaisi I Tren İstasyonu’na da adı verilen Tamar Mepe döneminde yaşamış.

kk1

Kutaisi Tamar Mepe Tren İstasyonu, tren yolunun son durağı. Buradan Tiflis ve Batum’a her gün trenler kalkıyor. Hemen yanındaki üstgeçidin merdivenleri de, gün batımını izlemek için güzel noktalardan bir tanesi. İstasyonun alt katında dışarıda bir market, içeride de bir masanın üzerinde selpaktan soda şişesi içine zulalanmış ev yapımı çaçaya, şaraptan krakere, çekirdeğe kadar her şeyi satan bir güzel bir abi var.

IMG_8924

Yaşayanı anlayabilmek için bazen göçene bakmak gerekir. Göçenin ardından bakana. Nasıl baktığına bakmak. Mezarlıklar da dünyanın her yerinde, toplumları anlayabilmek için en müstesna yerlerden biri. İnsanların kaybettikleri sevdiklerinin ardından onlarla sürdürdükleri ilişkinin üslubu, birbirleriyle ve başkalarıyla olan ilişkileri hakkında büyük şeyler anlatıyor. Bulundukları bölgenin doğal kaynaklarına, dönemine, tüm zanaat ve sanatçılarına, göçüp gidenin kimliğine dair bir çok ipucunun sergilendiği birer açık hava müzesi olan mezarlıkların en “güzel” lerinden birine, Sapichkia’ya yolunuzu mutlaka düşürmelisiniz.

IMG_8893

Gangsterler şehri olarak bilinen Kutaisi’de mezar taşları, çoğunlukla siyah granit cilalı bir taşın üzerine lazerle portre fotoğraflar kazınarak yapılmış. Hemen hepsi altında yatan kişinin dev fotoğrafları, tabloları, heykelleri ile süslenmiş. Hemen tüm aile mezarlarında demir ya da taştan bank ve masalar mevcut. Mezarlıkları ziyarete gelen yakınları, sevdikleri kişiye karşı, onunla birlikte yiyip içiyorlar. Bazı mezar taşlarının üzerinde sekiz köşeli yıldız kabartmaları göze çarpıyor. Bu simge tüm Kafkaslar ve Rusya’da mafya bağlantısı olarak omuz ve ellerde dövme olarak da karşınıza çıkıyor.

IMG_8902

19.YY ortalarında kurulmaya başlayan Kutaisi Botanik Bahçesi, dünyanın her yerinden 700’ü aşkın türde ağaç, bitki ve çalıyı bünyesinde barındıran florasıyla ziyaret edilmesi gereken duraklardan. Yüzlerce yaşındaki dev sekoya ağaçlarının altında şampanya içip mutluluktan gerçekliği sorgulayabilirsiniz. Yürüyüş parkurunun hemen başında bulunan ve yüzlerce yaşında dev bir çınar ağacının içinde kurulu kilise es geçilmemesi gereken duraklardan.

IMG_8759

Botanik Bahçesi’nden dik yokuşlar tırmanarak ulaşabileceğiniz Bagrati Katedrali, şehrin en önemli simgelerinin başında geliyor. X –XI. YY’lar arasında yapılan katedral, Birleşik Gürcistan’ın ilk kralı III Bagrat’ın adına yapılmış. Bir bahçe içerisinde kiliseler, manastırlar ve kütüphaneler barındıran katedralin bahçesindeki dev ağaçlar, yüzlerce yıldır Kutaisi’nin en güzel tepesinden şehri seyrediyor.

IMG_8804

1691 yılında Osmanlı kuvvetleri tarafından önemli oranda tahrip edilen katedral uzun yıllar harabe olarak kalmış, restorasyon çalışmaları ancak 1952 yılında başlamış. 1994 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası ilan edilmesiyle birlikte restorasyon çalışmaları hızlanmış ve nihayet Eylül 2012’de tamamlanarak hizmete açılmış. Kutaisi’de bir çok gelin ve damadın düğünden önce ya da sonra katedrale gelip dua ettiklerine, bahçesinde en mutlu fotoğraflarını çektirdiklerine rastlamak çok olağan.

Bagrati_Cathedral_in_Kutaisi

Kutaisi’ye yalnız bir kaç kilometre uzaklıkta bulunan Gelati Manastırı’nın adını, 90’lı yılların hafta sonu eklerinden birinde yayınlanan ilginç bir hikayeden hatırlayanlarınız olabilir. İmereti Krallığı’nın 1810 yılında Çarlık Rusya’sı tarafından ilhak edilmesi üzerine Osmanlı Devleti’ne sığınmak zorunda kalan ve hayatının son beş yılını Trabzon’da geçiren Kral II. Solomon’un şimdilerde Trabzon Anadolu Lisesi olan okulun bahçesinde bulunan naaşı, 1990 yılında Gürcistan’dan gelen bir heyet tarafından törenle topraktan çıkarılıp, Gelati Manastırı’na defnedilmişti.

gelati

Gelati Manastırı’na yalnızca dini bir kimlik yüklemek yanlış olur. XII. YY’da inşa edilen bu kompleks yapı, XV. YY’a dek dünyanın en önemli bilim, kültür, sanat, ibadet ve eğitim kurumlarından biri olmuş. Dönemin İstanbul Sarayburnu’nda yer alan Mangan Akademisi’yle Gelati Akademisi arasında gidip gelen bilim adamları ve sanatçılardan bahsediliyor.

Manastır bünyesindeki Meryem Ana, St.George ve St.Nicholas kiliseleri özellikle metal işçiliği, bölgede eşi olmayan muhteşem mozaikleri ve daha çok İncil’den sahnelerin tasvir edildiği duvar resimleri ile eşsiz örnekler barındırıyor. Manastırın bahçesi pek çok Gürcü Kralının mezarına da ev sahipliği yapıyor. Tıpkı Bagrati Katedrali gibi burası da UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde.

underground-lake-in-prometheus-cave

Kutaisi’den yarım saatlik bir minibüs yolculuğuyla ulaşılabilen Prometheus Mağarası, muhteşem bir doğa harikası. 1984 yılında keşfedilen mağarada, sarkıt, dikit, perde, taşlaşmış şelaleler, mağara incileri, yeraltı nehirleri ve gölleri büyüleyici bir güzellikte uzanıyorlar. Efsaneye göre Prometheus’un zincirlendiği yer olan mağaranın içinden Khvamli Dağı görünüyor. Bir kilometrelik bir yürüyüş parkuruna sahip olan mağaradaki yeraltı nehrinde 208 metrelik bir bot keyfi yaşayabilirsiniz. Ulaşım, Kutaisi McDonalds’ın yanındaki duraktan Tskaltubo Otobüs Terminali’ne giden otobüs ve minibüslerin ardından mağaraya taksi ile toplam bir kaç Lari.

Kutaisi’ye kadar gelmişken, hayatının bir bölümünü geçirdiği şehirde adı üniversiteye verilen ünlü Gürcü Şair ve Ulusal Kurtuluş Hareketi Önderi Prens Akaki Tsereteli’yi anmamak olmaz. Gürcü sofrlarının vazgeçilmez şarkısı Suliko’nun sözlerinin sahibi Tsereteli, aynı zamanda Gürcistan’da gazetecilik, yayıncılık ve edebiyatın çeşitli alanlarında önderlik etmiş bir isim.

Rioni Nehri gürül gürül altınızdan akarken yüzünüzü dağlara dönüp Suliko’yu dinleyerek yudumlanan birkaç yudum Gürcü şarabı, şiir olup bir kuşun kanadında şairi selamlayacaktır.

kk2

Kutaisi’den Batum ya da Tiflis’e gitmenin çeşitli yolları var.

Kutaisi I Tamar Mepe Tren İstasyonu’ndan Tiflis ve Batum’a her gün tren seferleri var. Batum treni ortalama 4-4.5 saatlik bir yolculukla, kadim ormanların arasından, ovalardan, Karadeniz kıyısından 2 Lari’ye Batum’a varıyor. Trenler çok eski, ama çok geniş. Yolculuk esnasında haritada adı bulunmayan noktalardaki terk edilmiş tren istasyonlarının arasından geçerken yolculardan biri rahatsızlanıp da doktor gerektiğinde, bir telefonun ardından 10 dakika içinde zifiri karanlığın, hiçliğin ortasından bir sonraki istasyona çıkıp gelen sağlık görevlilerini gördüğünüzde medeniyetin başka bir boyutunda olduğunuzun bir kez daha farkına varıyorsunuz.

80 Lari (85 Lira) karşılığında taksi ile 2.5 saatte gitmek de mümkün.

Üçüncü bir seçenek olarak otelinize danışabileceğiniz, gideceğiniz şehirden Kutaisi’ye yolcu getirmiş ama boş dönmek istemeyen taksilerle daha da uygun fiyata yolculuk yapabilirsiniz.

Georgian Bus şirketi de, internet üzerinden de alınabilen biletleri ile, şehirlerarası ulaşım için güvenilir bir alternatif.

Gürcü taksici ve otobüs şoförlerinin çok hızlı araba kullandığını da bir kenara koyarsak, tren yolu Gürcistan’da gerek size vaat ettiği muhteşem manzaralar, gerekse köhneliğin yanında size sunduğu satın alınamaz konforla, en keyifli seçenek.

IMG_8933

Batum, trenden görünen rengarenk ışıklarıyla size eteklerini savuşturmaya başlarken kulaklarınızda hala Kutaisi’de öpüşen kuşların şarkısı çalıyor olabilir. Ve siz, bu şarkıyı bir daha hiç unutamayabilirsiniz. Ona göre.

Gaumarcos!

 

 

 

 

 

 

 

Yazar Hakkında

Tamar M. Tegün

Co-Founder of Cokiiya.com Founder of EnjoyinGeorgia Freelance journalist, writer, traveller.

1 comment

  1. Vural KINAYMAN 3 Temmuz, 2015 at 18:09 Cevapla

    Muhteşem bir yazı olmuş, ellerine sağlık. Sanırım şimdiye kadar yazılmış en detaylı ve Türkçe “Kutaisi Şehir Rehberi”..

Post a new comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: